Op. Dr. Fatih Volkan Tercan


    İLETİŞİM FORMU


    Randevu almak ve tüm sorularınız için lütfen aşağıdaki formu doldurunuz.
    Sağlık danışmanlarımız en kısa sürede size dönüş yapacaktır.

    BEL

    Bel ağrısı, dünya genelinde baş ağrısından sonra doktora başvurulan en sık ikinci şikayettir. Çoğu zaman “biraz uzanayım geçer” veya “kas tutulmasıdır” denilerek geçiştirilen bu ağrılar; aslında omurganızın size verdiği ciddi mekanik arıza sinyalleridir. İhmal edilen, sadece ağrı kesicilerle bastırılmaya çalışılan bel sorunları, ilerleyen dönemde bacaklarda güç kaybına, sinir hasarlarına ve geri döndürülemez felç risklerine yol açabilir. Günümüzde modern ortopedi ve omurga cerrahisi sayesinde, doğru teşhis konulduğunda bel hastalıklarının tamamı kalıcı olarak tedavi edilebilmektedir.

    BEL ANATOMİSİ

    Bel bölgemiz (Lomber bölge), vücudumuzun tüm yükünü taşıyan, eğilme ve dönme hareketlerimizin merkezidir. Kusursuz ama bir o kadar da hassas olan bu yapı şu temel bileşenlerden oluşur:

    • Omurlar (Vertebra): Bel bölgesinde, üst üste dizilmiş L1’den L5’e kadar numaralandırılan 5 adet iri kemik (omur) bulunur. Vücut ağırlığının büyük kısmı bu kemiklerin üzerindedir.
    • Diskler (Amortisörler): Her iki omur kemiğinin arasında, jölemsi bir çekirdek ve etrafını saran sert bir kılıftan oluşan “diskler” yer alır. Bu diskler, adeta bir arabanın amortisörü gibi kemiklerin birbirine sürtünmesini engeller ve şokları emer.
    • Faset Eklemleri: Omurların arka kısmında yer alan, omurganın öne, arkaya ve yanlara doğru bükülmesini sağlayan küçük menteşe eklemleridir.
    • Omurilik ve Sinir Kökleri: Omurların ortasındaki kemik tünelden (omurilik kanalı) beyinden gelen ana sinir ağı geçer. Bu ana kanaldan bacaklara, ayaklara ve parmaklara giden sinir kökleri çıkar (Örn: Siyatik siniri).
    • Kaslar ve Bağlar: Tüm bu kemik ve sinir sistemini bir arada tutan, çelik halat görevi gören çok güçlü bağ dokuları (ligamanlar) ve omurga etrafı (core) kaslarıdır.

    SIK GÖRÜLEN BEL SORUNLARI VE HASTALIKLARI NELERDİR?

    Bel ağrısının kaynağı yukarıda saydığımız anatomik yapıların herhangi birinden kaynaklanabilir. Kliniğimizde en sık teşhis ve tedavi ettiğimiz hastalıklar şunlardır:

    1. Bel Fıtığı (Lomber Disk Hernisi): Omurlar arasındaki kıkırdak yapılı disklerin, aşırı baskı veya ters hareket sonucu dış kılıfının yırtılarak içindeki jölemsi sıvının (çekirdeğin) dışarı taşmasıdır. Bu taşan parça, omurilik kanalından bacağa giden sinirlere baskı yapar. Sadece belde değil; kalçadan bacağa, topuğa ve parmaklara kadar inen elektrik çarpması gibi şiddetli ağrılara, uyuşmalara ve güç kayıplarına neden olur.

    2. Spinal Stenoz (Dar Kanal Hastalığı): Genellikle yaşlanmaya bağlı kireçlenmeler, faset eklemlerindeki büyümeler ve bağların kalınlaşması sonucu omurilik kanalının (sinirlerin geçtiği tünelin) daralmasıdır. En tipik belirtisi; hasta yürürken veya ayakta dururken bacaklara giren şiddetli kramp, uyuşma ve ağrıdır (Nörolojik klodikasyon). Hasta öne eğildiğinde veya oturduğunda kanal biraz genişlediği için ağrı hafifler.

    3. Bel Kayması (Spondilolistezis): Omurlardan birinin, hemen altındaki omurun üzerinden öne veya arkaya doğru kayması durumudur. Genellikle doğumsal bir kemik defekti, ilerleyen yaşa bağlı kireçlenme veya travma sonucu oluşur. Kayma miktarı arttıkça sinirler gerilir ve sıkışır. Şiddetli bel ağrısı ve bacaklarda güçsüzlük yaratır.

    4. Omurgada Çökme Kırıkları (Osteoporotik veya Travmatik Kırıklar): Özellikle ileri yaşlarda kemik erimesi (osteoporoz) olan hastalarda ufak bir düşme, hatta bazen sadece ağır bir eşya kaldırma sonucu omur kemiklerinin çökerek kırılmasıdır. Gençlerde ise trafik kazası veya yüksekten düşme gibi ağır travmalarla görülür. Ani, nefes kestirici ve dayanılmaz bir bel sırt ağrısı ile karakterizedir.

    5. Skolyoz ve Kifoz (Omurga Eğrilikleri): Omurganın sağa veya sola doğru “S” veya “C” şeklinde eğrilmesine Skolyoz; sırttan öne doğru aşırı kamburlaşmasına ise Kifoz denir. Genellikle çocukluk/ergenlik döneminde fark edilse de, yaşlılığa bağlı kemik erimesi ve disk çökmesiyle yetişkinlerde de dejeneratif skolyoz görülebilir. Duruş bozukluğu, omuz eşitsizliği ve kronik ağrı yaratır.

    6. Mekanik Bel Ağrıları (Kas ve Bağ Zorlanmaları): Omurgada yapısal bir hasar (fıtık, kayma vs.) olmaksızın, tamamen ağır kaldırma, ters hareket yapma, cereyanda kalma veya kötü duruş pozisyonuna bağlı olarak bel kaslarının şiddetli spazm geçirmesi (tutulması) durumudur. Toplumdaki bel ağrılarının en yaygın sebebidir.

    7. Faset Sendromu (Omurga Kireçlenmesi): Tıpkı diz kireçlenmesi gibi, omurganın arka tarafındaki faset eklemlerinin yaşa ve kullanıma bağlı olarak kıkırdaklarının aşınması ve kireçlenmesidir. Özellikle sabahları belde şiddetli tutukluk ve geriye doğru yaslanırken artan ağrı ile kendini belli eder.

    BEL SORUNLARINDAN KORUNMAK İÇİN YAPILMASI GEREKENLER (ALTIN KURALLAR)

    Omurga sağlığını korumak, sorun oluştuktan sonra ameliyat olmaktan her zaman daha kolaydır. Belinizi güvende tutmak için şu kurallara tavizsiz uymalısınız:

    • Ağır Kaldırma Tekniği: Yerden bir eşya (veya çocuk) alırken kesinlikle dizlerinizi kırmadan belden öne eğilmeyin. Çömelerek, yükü bacak kaslarınıza vererek ve eşyayı göğsünüze yakın tutarak kalkın.
    • Ergonomik Oturuş ve Çalışma: Masa başı çalışıyorsanız; bel çukurunuzu ortopedik bir yastıkla destekleyin, dizleriniz kalça hizanızda olsun ve ekran göz hizanızda bulunsun. Her 45 dakikada bir ayağa kalkıp omurganızı esnetin. Sandalyede kaykılarak veya dik oturmayarak fıtığa davetiye çıkarmayın.
    • Kilo Kontrolü (Özellikle Göbek Bölgesi): Karın bölgesindeki aşırı yağlanma, ağırlık merkezini öne çeker ve beldeki omurlara/disklere taşıyabileceğinden çok daha fazla mekanik stres bindirir. Kilo vermek omurgayı anında rahatlatır.
    • Core (Merkez) Kaslarını Güçlendirmek: Omurga kendi başına dik duramaz; onu ayakta tutan karın ve sırt kaslarıdır. Düzenli yüzme, klinik pilates ve bel/karın kası egzersizleri ile omurganıza binen yükü kaslara transfer etmelisiniz.
    • Doğru Yatak ve Uyku Pozisyonu: Çok sert veya çok yumuşak içine göçen yataklar omurganın doğal kıvrımını bozar. Orta sertlikte, vücut şeklini alan ortopedik yataklar tercih edilmelidir. Yüzüstü uyumak bele ciddi yük bindirir; yan yatıp dizlerin arasına veya sırtüstü yatıp dizlerin altına bir yastık koymak omurgayı sıfır stres noktasına getirir.
    • Ani ve Ters Hareketlerden Kaçınma: Isınmadan yapılan ağır sporlar, dönerek arkadaki bir eşyayı almaya çalışmak disk yırtılmalarının (fıtık) en birincil sebepleridir.

    BEL HASTALIKLARINDA UYGULANAN MODERN TEDAVİ YÖNTEMLERİ

    Kapalı ön çapraz bağı ameliyatı, diz ekleminin stabilitesini sağlayan ön çapraz bağın yırtılması veya ciddi hasar görmesi durumunda uygulanan cerrahi bir tedavidir. Günümüzde Artroskopik ön çapraz bağı ameliyatı, kapalı artroskopik yöntem ile güvenli ve etkili şekilde gerçekleştirilmektedir.

    Artroskopik ön çapraz bağı ameliyatında diz çevresinde açılan küçük kesilerden kamera ve özel cerrahi aletler yerleştirilir. Hasarlı bağ çıkarılarak yerine hastanın kendi dokusundan veya uygun greftlerden yeni bağ oluşturulur. Bu yöntem sayesinde çevre dokular minimum düzeyde etkilenir.

    Artroskopik ön çapraz bağı ameliyatı, daha az ağrı, daha hızlı iyileşme ve kısa sürede günlük yaşama dönüş avantajı sağlar. Spor yaralanmaları sonrası dizde boşalma hissi, güvensizlik ve tekrarlayan şişlik yaşayan hastalarda etkili bir tedavi seçeneğidir.

    Neden Op. Dr. Fatih Volkan Tercan?

    Omurga cerrahisi (bel ve boyun), tıp dünyasının en sıfır hata toleranslı ve en milimetrik branşlarından biridir. Bel rahatsızlıklarında doğru hekimi seçmek, ameliyat masasında kalıcı hasarlardan korunmak ve gereksiz cerrahilerden kaçınmak demektir.

    Op. Dr. Fatih Volkan Tercan, omurga sorunlarında daima “Hastaya Özel ve Kademeli Tedavi” prensibini benimser. Elinde çekici olan her şeyi çivi görür misali; her fıtık hastasını ameliyata yönlendiren klasik yaklaşımın aksine; öncelikle tüm ameliyatsız, konservatif ve enjeksiyon yöntemlerini zorlar. Cerrahi kaçınılmaz olduğunda ise; açık ve geniş doku hasarı bırakan eski usul ameliyatlar yerine, teknolojik altyapısı en yüksek Mikrocerrahi ve Minimal İnvaziv omurga tekniklerini uygular. Bu sayede kaslar kesilmez, kanama olmaz ve hastalarımız korkulanın aksine bel ameliyatlarından sadece 1 gün sonra yürüyerek, güvenle evlerine dönerler.

    SIKÇA SORULAN SORULAR

    Her bel ağrısı bel fıtığı mıdır?

    Toplumda yaşanan bel ağrılarının çok büyük bir kısmı ters hareket, ağır kaldırma veya cereyanda kalmaya bağlı "mekanik kas spazmlarından" (tutulmalardan) kaynaklanır. Ancak ağrı belden ziyade kalçaya ve bacağa vuruyorsa, beraberinde uyuşma varsa fıtık şüphesi çok daha yüksektir.

    Bel fıtığım var, kesinlikle ameliyat mı olmam gerekiyor?

    Her fıtık ameliyat gerektirmez. Fıtık hastalarının çok büyük bir kısmı istirahat, fizik tedavi ve spesifik enjeksiyon yöntemleriyle iyileşir. Sadece bacakta ani güç kaybı (felç riski), idrar kaçırma veya ameliyatsız tedavilere 6 hafta boyunca yanıt vermeyen dayanılmaz ağrılarda cerrahi müdahale şarttır.

    Yürürken veya ayakta dururken bacaklarıma giren kramp ve uyuşmanın sebebi nedir?

    Bu durum genellikle "Spinal Stenoz" yani Dar Kanal hastalığının en tipik belirtisidir. Yaşlanma ve kireçlenmeye bağlı olarak omurilik kanalının daralması, bacaklara giden sinirleri sıkıştırır. Oturduğunuzda veya öne eğildiğinizde kanal biraz genişlediği için ağrı hafifler ancak yürüdükçe tekrar başlar.

    Mikrocerrahi bel fıtığı ameliyatı sonrası normal hayata ne zaman dönebilirim?

    Mikrocerrahi yönteminde belden sadece 1.5 - 2 cm'lik bir kesi açılır ve kaslar büyük oranda korunur. Bu sayede hastalarımız ameliyatın hemen ertesi günü yürüyerek taburcu olur. Masa başı işlere dönüş birkaç gün içinde gerçekleşirken, ağır fiziksel aktivitelere dönüş doktorunuzun belirleyeceği fizik tedavi süreciyle planlanır.

    Bel kayması ameliyatlarında takılan vidalar (platinler) ömür boyu kalır mı, dışarıdan hissedilir mi?

    İleri derece bel kayması veya skolyoz cerrahisinde (füzyon ameliyatı) kullandığımız vidalar ve çubuklar, insan vücuduyla %100 uyumlu titanyum alaşımlardır. Bu implantlar ömür boyu içeride kalır, dışarıdan kesinlikle hissedilmez, paslanmaz veya X-Ray (havalimanı vb.) cihazlarında sorun yaratmazlar.

    Bel ameliyatlarında felç kalma veya masada kalma riski çok mu yüksektir?

    Halk arasında yıllardır süregelen bu korku artık eski ve "açık" ameliyat tekniklerine aittir. Günümüzde ileri teknoloji mikroskoplar eşliğinde yapılan Mikrocerrahi yöntemlerinde, sinirler dev ekranda büyütülerek görüldüğü için felç riski veya sinir hasarı ihtimali yok denecek kadar azdır.

    "Nokta Atışı" (Epidural Enjeksiyon) tedavisi fıtığı tamamen yok eder mi?

    Epidural steroid enjeksiyonunun temel amacı doğrudan sinirin sıkıştığı bölgedeki ödemi ve iltihabı kurutmaktır. Fıtık parçasını mekanik olarak "yok etmez" ancak sinir üzerindeki baskıyı ve kimyasal yangıyı bitirdiği için hastanın şiddetli ağrısı çok büyük oranda ve hızla kesilir.

    Bel ağrısı çekenler sert zemine mi yatmalı, yoksa yumuşak yatağa mı?

    Çok sert yataklar veya tahta üzerinde yatmak omurganın doğal kıvrımını (S şeklini) bozar; çok yumuşak yataklar ise gömülmeye neden olarak disklere yük bindirir. İdeali, vücut şeklini alan orta sertlikte ortopedik yataklar kullanmaktır.

    Ağır bir eşya kaldırdım ve belim kilitlendi, ne yapmalıyım?

    Böyle bir durumda ani bir hareketle belinizi düzeltmeye (kütletmeye) çalışmayın. Vücudunuzun rahat ettiği bir pozisyonda (genellikle sırtüstü dizler bükük veya yan yatıp cenin pozisyonunda) uzanın. Ağrı geçmiyor veya bacağa doğru inen bir elektriklenme başlıyorsa derhal uzman bir hekime başvurun.

    Sadece kilo vererek bel ağrılarımdan veya fıtığımdan kurtulabilir miyim?

    Özellikle göbek (karın) bölgesindeki aşırı kilo, vücudun ağırlık merkezini öne çeker ve bel disklerine taşıyabileceğinin çok üzerinde bir mekanik basınç uygular. Kilo vermek tek başına fıtığı geri sokmasa da, omurgaya binen yükü anında azaltacağı için ağrıların hafiflemesinde ve kireçlenmenin durdurulmasında en kritik adımdır.


      İLETİŞİM FORMU


      Randevu almak ve tüm sorularınız için lütfen aşağıdaki formu doldurunuz.
      Sağlık danışmanlarımız en kısa sürede size dönüş yapacaktır.

      Scroll
      Drag

      HAKKIMDA

      1992 yılında GATA Gülhane tıp fakültesini bitiren Dr. Fatih Volkan TERCAN aynı fakültede Ortopedi ve Travmatoloji ihtisasını tamamlamıştır. Erzurum Mareşal Çakmak Asker Hastanesi ve Bursa Asker Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniğinde çalışan Dr. Fatih Volkan TERCAN 2010 yılında silahlı kuvvetlerden emekli olmuştur. 

      İLETİŞİM

      Ankara Yolu Caddesi No:44 (Büyükşehir Belediye Binası Karşısı) Osmangazi/BURSA

       
      Cart (0 items)
      Select the fields to be shown. Others will be hidden. Drag and drop to rearrange the order.
      • Image
      • SKU
      • Rating
      • Price
      • Stock
      • Availability
      • Add to cart
      • Description
      • Content
      • Weight
      • Dimensions
      • Additional information
      Click outside to hide the comparison bar
      Compare